Türkiye’nin İlk 3D TV’si!
Türkiye’nin İlk 3D TV’si LG’den… Devamını okuyun
Posts Tagged ‘ ilk ’
Türkiye’nin İlk 3D TV’si LG’den… Devamını okuyun
Türkiye’de ilk defa ADSL + Telefon birarada, tek fiyata. Devamını okuyun
Dünyanın ilk yeşil şehri, yeni güneş enerjisi teknolojilerini test edecek.
Dünyada bir ilk olması planlanan ve ’sıfır karbon’ üretecek Masdar şehrinde en az 1 megavatlık konsantre fotovolt (CPV) inşası için açılan iki ihalenin sahibini bulduğu bildirildi. Birleşik Arap Emirlikleri gazetesi The National’da yer alan habere göre BAE’nin başkenti Abu Dabi hükümetine ait Masdar’ın masraflı fakat çok etkili güneş teknolojisinin kullanımını sağlayacak projelere onay verdiği öğrenildi. 
İhaleyi kazandıklarını açıklayan Kaliforniya merkezli Energy Innovations adlı CPV üretici firmanın yönetim kurulu başkanı Joe Budano, CPV’nin geleneksel PV teknolojisine kıyasla büyük avantajlar sağladığını bunun ve yoğun güneş alan bölgelerde güneş enerjisinin geleceği olacağını söyledi. Şirket ihalenin büyüklüğü ya da değeri hakkında detaylı bilgi vermedi.
Masdar’ın şehrin enerji ihtiyacını karşılamak için farklı güneş teknolojilerini test ettiği ve 2020 yılına kadar Abu Dabi’nin elektriğinin yüzde 7’sini yenilenebilir kaynaklardan elde etmeyi hedeflediği öğrenildi. Uzmanlar, CPV teknolojisinin fotovolt denilen güneş panelleri ile ayna, lens ve motorları birleştirdiğini, böylece güneş ışınlarının yoğunlaştırdığını ve panellerin etkisini ikiye katladığını belirtti.
Bu teknolojinin PV teknolojisine göre açık şekilde daha pahalı olduğu fakat CPV’nin daha az yer kapladığı ve sıcak iklimlerde daha iyi çalıştığı kaydedildi. Geleneksel güneş panellerinin gücünde sıcak çöl ortamında yüzde 15 – 20 arası bir azalma olduğu fakat ısıya dayanıklı konsantre panellerde ancak yüzde 5′lik kayıp görüldüğü bildirildi.
Geçtiğimiz ay da Alman CPV üreticisi Concentrix Solar, Masdar şehrinde 100 kilovatlık bir sistem kurmak için açılan ihaleyi kazandığını açıklamıştı.
Wimax: İlk 4G cep telefonu kimden geliyor?
4G teknolojisini kullanan ilk cep telefonu geliyor: Peki kim yapacak; işletim sistemi ne olacak?
ABD şebeke operatörü Sprint yüksek bir ihtimalle 2010′da Wimax veri standardını kullanan bir Android cep telefonu çıkarmayı planlıyor. Haberin çıkış noktası ise, Chicago’daki 4G bilgilendirme görüşmeleri.
Bilgilere göre operatör şu sıralar ABD’li Clearwire firmasıyla beraber yoğun bir şekilde Wimax cep telefonu üzerinde çalışıyor. İlk Wimax cep telefonun hem 3G şebekelerini (UMTS, WLAN) hem de çıkacak olan 4G şebekesini destekleyen, Android tabanlı bir cep telefonu olacağı söyleniyor. Yeni veri standardının bir iPhone 3G’nin HSDPA üzerinden (Phase III, 7,2 Mbit/s) sağlayacağı bant genişliğinin üç kata kadar daha fazlasını sunacağı iddia ediliyor.
Windows 7: İlk yama neleri değiştiriyor?
Windows 7 ilk güncellemesine kavuşuyor: Yama ile ilgili tüm detaylar burada.
Microsoft, çiçeği burnunda işletim sistemi Windows 7 için ilk güncelleştirmeyi yayımladı. Çoğu kişinin bir güvenlik güncelleştirmesi beklemesinin aksine KB974332 numaralı yama, Windows 7 ve Windows Server 2008 R2 için program uyumluluğu güncelleştirmesi olarak anılıyor.
Şu sıralar Windows Update üzerinden yayımlanan güncelleme Windows 7 ile kısmen veya tamamen uyumlu olmayan programların işlevselliğini en üst seviyeye çıkarıyor. “Ağustos 2009 güncelleştirmesi” olarak anılmasından bu paketin zaman içerisinde farklı programlardaki uyumluluk sorunlarını gidermek için güncellenip tekrar yayımlanabileceği anlaşılıyor. Benzer bir düzen IE 7/8 için çıkarılan kümülatif güvenlik güncelleştirmelerinde ve Windows Kötü Amaçlı Yazılım Temizleme Aracı’nda kullanılıyor. Ağustos 2009 paketiyle uyumluluk sorunları giderilen bazı programlar şunlar: Alcohol 52%, Trend Micro Internet Security (2007, 2008 ve 2009 sürümleri), Dell Yazıcı sürücüsü (Modeller: V105, V305 ve V505).
Listenin tamamına ulaşmak ve bahsedilen programlarla ilgili hangi sorunların giderildiğini öğrenmek için buraya tıklayın. Yama paketi hem 32- hem de 64-bit sistemler için sunuluyor.
İTÜpSAT1 Hindistan’daki uzay üssünden fırlatıldı.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Uzay Mühendisliği Bölümü tarafından Türkiye’de üretilen ilk uydu olan ”İTÜpSAT1”, Hindistan’dan uzaya fırlatıldı.
Alınan bilgiye göre, Türkiye saatiyle 09.19′da Hindistan Uzay Araştırmaları Kurumu (ISRO) tarafından PSLV C-14 roketi ile yerden 720 kilometre yüksekteki yörüngesine yerleştirilmek üzere fırlatılan küp şeklindeki uydu, dünyanın kıtasal ölçüde fotoğraflarını çekebilecek.
Uydunun, Türkiye saati ile 09.35′te roketten ayrılarak yörüngesine yerleşmesi ve yörüngesinde saniyede yaklaşık 7,5 kilometre yol alarak dünyayı yaklaşık 90 dakikada bir dönmesi bekleniyor.
PSLV roketi ile Türkiye uydusuna ek olarak Hindistan tarafından üretilen Oceansat-2 uydusu yanında 4 Alman ve 1 İsviçre uydusu da yörüngeye yerleştirilecek.
Projeye İTÜ Makine Mühendisliği Bölümü’nün uydu titreşim testleri, Elektronik Bölümü’nün de uydu anteni ile ilgili olarak önemli destek verdiği ifade edilen açıklamada, TÜBİTAK 1001 programı tarafından da desteklenen proje bütçesinin önemli bölümünün İTÜ tarafından sağlandığı kaydedildi.
Bu desteklerle 2 adet uydunun tasarım ve üretimine ek olarak ”Uzay Sistemleri Tasarım ve Test Laboratuvarı” ile ”Küp Uydu Haberleşme Laboratuvarı”nın da oluşturulduğu ifade edilen açıklamada, uydunun fırlatma ve uzayda çalışabilmesi için gerekli tüm testlerin İTÜ’deki mevcut laboratuvarlarda yapıldığı bildirildi.
PSLV roketinin, Türkiye uydusuna ek olarak Hindistan tarafından üretilen Oceansat-2 uydusu yanında 4 Alman ve 1 İsviçre uydusunu da yörüngeye yerleştireceği kaydedildi.
Açıklamada, görüşlerine yer verilen ve projenin yürütücülüğünü üstlenen İTÜ Uzay Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan, ”İTÜpSAT1′in toplam kütlesi 1 kilogram ve boyutları 10×10x10cm’dir. Uydu bir VGA kameraya ek olarak sıcaklık, ivmelenme ve manyetik alan ölçümü yapan duyargalara sahiptir. Yer yüzeyinden 720 kilometre mesafeye yerleştirilecek olan İTÜpSAT1, dünyamızın kıtasal ölçekte resimlerini çekerek yine İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nde proje ekibi tarafından kurulan yer istasyonuna iletecek. Uydu bilgisayarı tarafından kaydedilen sıcaklık, ivmelenme ve diğer bilgiler de yer istasyonuna düzenli olarak aktarılacak” ifadesini kullandı.
Dünyada insanları yerleşik hayata geçtiği ilk yer olarak bilinen Çatalhöyük’te son 10 yılda çıkarılan 2 bin kadar figürle ilgili ilginç bir iddia ortaya atıldı.
ABD’deki Princeton Üniversitesi uzmanlarına göre, bugüne kadar tanrı heykelleri olarak değerlendirilen bu eserler tarihteki ilk “eğitim amaçlı oyuncaklar.”
İngiliz gazetesi Guardian’a da konu olan iddianın sahiplerinden Prof. Lynn Meskell, bu zamana kadar tanrı olarak nitelenen heykelciklerin çoğunun keçi, sığır, koyun ve şişman insanlardan oluştuğunu dile getirirken bunların zamanın şartlarını öğretici oyuncaklar olduğunu savundu.
Dünyanın ticarileşen ilk dokunmatik ekranlı kol saati şeklindeki 3G telefonu LG GD910 dünyayla aynı anda Türkiye’de tüketiciye sunuldu.
İlk kola takılabilir 3G telefonu olan LG GD910 saat telefon (watchphone), bluetooth kulaklığı ile birlikte satışa sunuluyor. Dokunmatik ekranlı arayüzü ve video görüşmeleri için yerleşik kamerayla birlikte gelen saat telefon, görüntülü konuşmanın yanında bir cep telefonunun sahip olduğu pek çok özelliğe sahip.
3G uyumlu LG GD910 saat telefon görüntülü konuşma dışında sesli arama, MP3 çalar, mesaj gönderme gibi cep telefonlarında bulunan tüm özelliklere de sahip. Merak edenler için söyleyelim, saat telefonun kayışı da deriden mamul.
Elbette ilk olmanın sağladığı fiyat avantajını da LG ve Turkcell kullanıyor. Sadece Turkcell İletişim Merkezleri’nde ve anlaşmalı zincir mağazalarda satılan ürünün fiyatı 1999 TL. Bu fiyata Turkcell’in hediyesi 1000 dakika/1000 kontör görüntülü görüşme de dahil.
Faturasız hat kullanıcıları 1 hafta kullanım süreli 1000 kontör hediye hakkına bir ay boyunca her 150 kontör yüklemeyle sahip oluyor. Turkcell müşterileri 3G yazıp 2323’e ücretsiz bir kısa mesaj göndererek ücretsiz olarak 3G’ye geçebilecek ve 3G servislerini kullanmaya başlayacaklar.
Mekke’de hac döneminde yaşanan trafik sıkışıklığını ortadan kaldıracak Monorail tren projesinin ilk aşamasının 2010 yılından itibaren devreye girmesi bekleniyor. Monorail tren sistemi, yerden 8-10 metre yükseklikte tek ray üzerinde giden toplu taşıma tren sistemlerine verilen ad olarak biliniyor.
Mekke’de hac döneminde yaşanan trafik sıkışıklığını ortadan kaldıracak Monorail tren projesinin ilk aşamasının 2010 yılından itibaren devreye girmesi bekleniyor.
Suudi Arabistan’da yayımlanan Arabnews gazetesinde yer alan habere göre, Mekke’de Mina, Arafat ve Müzdelife’yi birbirine bağlayacak proje, tam kapasiteyle 2011 yılında çalışmaya başlayacak.
Yüksek Hac Komitesi tarafından hazırlanan raporda, geçen hac sezonunun hemen ardından, projeyi 1,3 milyar dolarla kazanan Çin Demiryolu Şirketinin çalışmalarına başladığı belirtildi.
Suudi Arabistan’da her hac döneminde 3 milyona yakın hacının Mekke içinde belli dönemlerde yer değiştirmesi sırasında yaşanan büyük trafik sıkışıklığını aşabilmek açısından projenin önemine dikkat çekiliyor.
Hac döneminde Mekke içinde hacıların Mekke ile Arafat, Mina ve Müzdelife arasındaki nakillerinde kullanılan 53 bin otobüsün ve diğer özel araçların devre dışı kalacak olmasının, projenin en büyük özelliklerinden biri olacağı belirtiliyor. Yeni sistemle, 6 ila 8 saat içinde 500 bin hacının taşınması hedefleniyor.
Projenin ikinci aşamasında Monorail tren sisteminin Kabe’nin hemen yakınına da gelmesi planlanıyor. Ayrıca Cidde’ye inen hacıların yüksek hızlı trenlerle Mekke ve Medine’ye nakledilmeleri için de Hicaz Demiryolu için hazırlanan diğer projelerin entegre olarak devreye girmesi için çalışmaların devam ettiği ifade ediliyor.
Monorail sistemi, birçok Uzakdoğu ülkesinde ve Amerika’da kullanılıyor.
Hindistan, aya gönderdiği ilk uzay aracıyla iletişimi kaybettiğini ve bilimadamlarının aracı yeniden bulmayı ummadıklarını söylüyor.
Chandrayaan 1 adlı insansız uzay aracını Hindistan geçen Ekim ayında fırlatarak uzaya giden seçkin ülkeler grubu arasına katılmıştı.
Aya iniş yapan daha küçük bir araç bırakan Chandrayaan 1′in daha iki yıl uzayda kalması planlanıyordu.
Bir BBC muhabiri, Hindistan’ın uzay programının ciddi bir darbe yediğini bildiriyor.
Buna karşın Hintli yetkililer, aracın çok değerli bilgiler gönderdiğini ve görevini büyük çapta yerine getirdiğini söylediler.
Bangalore kentindeki merkezden gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hintli uzay bilimciler, uzay aracıyla iletişimin neden kesildiğini henüz tespit edemediklerini belirttiler.
Chandrayaan-1′e yeniden ulaşma olanağı görmeyen yetkililer, misyonun sona erdiğini açıkladı.
Aracın hiçbir komutu kabul etmediği ve dünyaya geri hiçbir sinyal vermediği bildirildi.