Browsing articles in "Donanım"
Nis
21

LG’den yeni Scarlet LCD

By tayfun yldz  //  Bilgisayar, Donanım, Herşey, İnternet Haber  //  No Comments

İnce Siluetiyle Yeni Scarlet LCD TV: LG LH7000.

Dünya düz ekran TV pazarının önde gelen markası LG Electronics, üstün teknolojik özellikleri, zarifliği ve inanılmaz görüntü kalitesini incecik bir gövdede; Yeni Scarlet TV’de buluşturdu. LG, full HD LCD televizyonu Yeni Scarlet ile LCD TV tasarımına yeni bir boyut getiriyor.

Yuvarlak kıvrımlara ve kızıl vurgulara sahip Yeni Scarlet’in (LH7000) incecik gövdesine saklanan LG’nin TruMotion 100Hz teknolojisi, inanılmaz derecede keskin bir full HD görüntü kalitesi ile zengin ve net bir ses sunuyor. Üstün görüntü ve ses kalitesi ile zarif ve göz alıcı silüeti sayesinde yeni LH7000 diğer ürünlerden ayrılıyor.

LG Electronics, ince TV pazarındaki lider konumunu, daha ince elektrik devreleri ve teçhiz üniteleri geliştirerek pekiştirdi. Ayrıca LG, Yeni Scarlet LH7000’in ayarlayıcısını ve bileşenlerini ekranın arkasından alıp, altına yerleştirerek kalınlığı daha da azalttı. Böylece sadece 1,56 inçlik (3,97cm) kalınlığı ile Yeni Scarlet’i, inanılmaz derecede ince bir Full HD LCD TV haline getirdi.

Yeni Scarlet’in kızıl çerçevesi ve konturlu kenarları tıpkı ipek bir elbisenin astarı gibi yumuşak bir görünüm veriyor. Bu şık çerçevenin içinde Yeni Scarlet, cezbedici, parlak bir siluet ile eşsiz kızıl vurgulara sahip. TV’nin alt kenarına yerleştirilen yumuşak, dairesel, şeffaf açma/kapama düğmesi, Yeni Scarlet’e daha da zarif bir duruş veriyor. Önceki modeldeki “çarpan kalp”e benzeyen LED’in aksine şimdi açma/kapama düğmesinin çevresinde 360 derece olacak şekilde kırmızı bir parıltı yer alıyor ve bu parıltı TV açıldığında yerini ışıltılı beyaz bir LED ışığa bırakıyor. Yeni renk özellikleri sadece tasarımı tamamlamakla kalmıyor, aynı zamanda TV’ye daha heyecan verici bir cazibe katıyor.Yeni Scarlet LH7000’in sahip olduğu güzelliğin yanı sıra, LG’nin ‘Zarifçe Saklanmış Üstün Teknoloji’ konseptini de tam olarak temsil ediyor. Resim Sihirbazı, AV modu ve 24p Gerçek Sinema gibi özellikler her türlü programlama için harika bir görüntü kalitesini garanti ediyor. Resim Sihirbazı ile bireyler görüntüyü kendi tercihlerine göre kolayca ve çabucak ayarlayabiliyor. Ön ayarlı AV modları otomatik olarak filmlerin, spor karşılaşmalarının veya oyunların görüntüsünü geliştiriyor ve 24p gerçek sinema filmlerini orijinal 24 karelik formatlarında göstererek, evde sinema deneyimine mümkün olan en yakın ortamı yaratıyor.

Yeni Scarlet, Bluetooth, USB 2.0 ve HD DivX desteğiyle, bilgisayardan büyük bir ekrana çok zengin bir içerik indirilmesine olanak veriyor. Bluetooth ile doğrudan cep telefonlarına bağlanarak mobil resimleri ve filmleri evin salonunda kolayca gösterebiliyor. USB 2.0 portu ve HD DivX desteği, harici sabit disklerde, hafıza kartlarında veya başka USB cihazlarındaki yüksek çözünürlüklü video dosyalarının kolayca izlenmesini sağlıyor. Dört adet HDMI 1.3 portu, çoklu HD ve full HD kaynaklarının bağlanmasına imkân vererek en yüksek seviyede netlik ve uyumluluk sağlıyor.

Tam anlamıyla insanı içine alan bir seyir deneyimi için, ses de görüntü kalitesi kadar önemli bir unsur. Yeni Scarlet LH7000, LG’nin görünmez hoparlörleriyle dinamik ve insanı tam olarak saran bir ses üretiyor ve sesleri dijital olarak geliştirerek daha kolay duyulmasını sağlayan, LG’nin Net Ses II sistemini kullanarak harika bir ses deneyimi yaratıyor.

LG, TV’lerin artık sadece görünüm, ses ve performansla sınırlı olmadığını; çevreyi nasıl etkilediklerinin de önemli olduğunun bilicinde. Bu yüzden Yeni Scarlet, TV’nin arka ışığını kontrol ederek enerji tüketimini azaltan bir teknoloji olan Akıllı Enerji Tasarrufu Plus sistemini içeriyor. Sistem, odanın ışığını analiz eden ve arka ışığı buna göre ayarlayan, LG’nin Akıllı Sensör teknolojisini kullanıyor. Diğer benzer ebatlı TV’lere göre bu sistem hem enerji kullanımını yüzde 75 oranında düşürüyor hem de uzun seyirlerde gözün daha az yorulmasını sağlıyor.

Ürün Fiyatı: 42 İnç LH7000 – Scarlet 3299 TL

Teknik özellikler

Mükemmel İncelik 3,97cm
TruMotion 120Hz
Full HD (1920 x 1080)
Resim Sihirbazı
AV Modu
24p Gerçek Sinema (24p 5:5’e çekme)
Uzman Modu (ISF’e Hazır)
Bluetooth
HD DivX
USB 2.0
HDMI portları
Akıllı Sensör II
Akıllı Enerji Tasarrufu Plus
Net Ses II
Gizli Hoparlör

  • Share/Bookmark
Nis
17

Blu-ray’de bir ilk!

By tayfun yldz  //  Bilgisayar, Donanım, Herşey  //  No Comments

Sınırları kaldıran Blu-ray oynatıcı!

Bu Blu-ray oynatıcının rakiplerinden çok büyük bir farkı var; sınırları ortadan kaldırıyor olması.

HD DVD ile girdiği format savaşından başarıyla çıkan ve kullanım alanı her geçen gün biraz daha artan Blu-ray, birçok açıdan da diğer medyalara göre üstün özellikleri içerisinde barındırıyor. Ancak bugünkü haberimizde sizlere tanıtacağımız ürün, dünyada bir ilk olma özelliğini taşıyor; zira Momitsu BDP-899 adını taşıyan ürün, dünyanın ilk bölge kodu sınırlaması bulunmayan Blu-ray oynatıcısı olarak geçtiğimiz günlerde su yüzüne çıktı.

Bölge kodu sınırlamasına son veren ve dünyanın herhangi bir yerinden alınan DVD ya da Blu-ray medyaların oynatılabilmesine olanak sağlayan Blu-ray 2.0 oynatıcı, PAL ile NTSC formatlarını otomatik olarak birbirine dönüştürebiliyor.

HKFlix.com aracılığıyla yaklaşık 350 Dolarlık bir fiyat etiketiyle satışa sunulan ve dünya genelindeki hemen her DVD ve Blu-ray medyayı rahatlıkla oynatabilen Momitsu BDP-899′da 6 haneli kodu uzaktan kumandayla girmek suretiyle A, B ve C bölgeleri arasında bir seçim yapılabiliyor.

  • Share/Bookmark
Nis
17

En meşhur 5 hacker! (Resimli)

Sanal ortamın en korkulan 5 adamı kimdir, neler yapmıştır, şimdi ne işle uğraşıyorlar? Karşınızda dünyanın en ünlü 5 hacker’ı.Symantec, ABD Adalet Bakanlığı ve National White Collar Crime Center’ın kayıtlarından alınan bilgilere göre en ünlü ve tehlikeli 5 hacker şunlar:

Fred Cohen

1983 yılında, üniversite öğrencisi Fred Cohen, kendini kopyalayarak bilgisayarlara yayılan zararsız bir program geliştirdi. Bu yazılım kendini yasal bir programın arkasına gizlemişti. Daha önce birçok kez virüs uyarıları yapılsa da Cohen’inki belgelenmiş ilk olaydı. Cohen’in profesörünün bu yazılım için önerdiği isim ise “virus” olmuştu. Cohen şimdi bir bilgisayar güvenlik firmasını yönetiyor.

Kevin Mitnick

ABD Adalet Bakanlığının, “Birleşik Devletler tarihinin en çok aranan bilişim suçlusu.” diyerek onurlandırdığı(!) Mitnick henüz 17 yaşında hapse girmişti. Suçu Novell, Motorola, Sun, Fujitsu gibi büyük şirketlerin sistemlerine girerek ciddi zararlar vermekti. Son olarak 1995 yılında yakalandı ve 46 ay hapis cezası aldı. Salıverildikten sonra “The Art Of Intrusion.” adında bir kitap yazdı. Hakkında “Takedown” adlı bir de film çekilen Kevin Mitnick şimdi Cohen gibi bir bilgisayar güvenlik firmasının başında.

Robert T. Morris

1988 yılında, yine bir öğrenci olan Morris, bilgisayar kurdu olarak anılan bir virüs geliştirdi. Morris daha sonra bunun kötü amacı olmayan bir deneysel çalışma olduğunu söylese de, davacılar etkilenen bilgisayarlarda yüzlerce dolarlık zarar meydana geldiğini iddia ettiler ve cezalandırılmasını istediler. Sonunda Morris, 3 yıl göz hapsi, kamu hizmeti ve 10 bin dolar para cezası aldı.1995 yılında bir yazılım firması kuran Morris, 3 sene sonra şirketi tam 45 milyon dolara Yahoo’ya sattı. Morris şu anda M.I.T’te Bilgisayar Bilimleri ve Yapay Zeka Laboratuvar’ında profesör.

Kevin Poulsen

Poulsen arabalara çok düşkündü. 1990 yılında bir radyo istasyonu, kendilerini arayan 102.kişiye Porsche hediye edeceklerini duyurunca, telefon hatlarına girerek 102.olmayı başardı. Ancak Poulsen, önceden beri hükümet tarafından takip ediliyordu ve ilk yakalandığında henüz çok gençti. Ceza yerine kendisine bir yüksek teknoloji firmasında iş verildi. O burada da rahat durmadı ve FBI ile Savunma Bakanlığının bilgisayarlarına sızdı. 17 ay kaçmayı başaran Poulsen 1991 yılında yakalandı. Kendisine verilen 51 aylık ceza bilişim suçları kapsamında o zamana kadar ki en ağır cezaydı. Meslektaşlarının aksine güvenlik firması yönetmeyen Poulsen, bunun yerine yazarlığı tercih etti. Kendisi halihazırda Wired News’de yazıyor.

Shawn Fanning

Shawn Fanning’den hacker olarak bahsetmek aslında zor ama yaptıkları çoğu hacker’ın yaptıklarından daha önemliydi. İsmi size tanıdık gelmeyebilir fakat lakabı çok tanıdık: Napster. Bu lakabı kıvrımlı saçları nedeniyle okuldaki arkadaşları takmıştı. Fanning daha sonra bu lakabını müzik paylaşmaya başladığı site için ad olarak seçti. Zamanla Napster’ın ziyaretçileri çoğaldı çünkü daha önce 15 dolara aldıkları müzik CD’lerini artık ücretsiz olarak mp3 formatında indirebiliyorlardı. Sonunda beklenen oldu ve müzik şirketleri Napster’a ve Napster’dan müzik indirenlere dava açtılar. Davayı kazandılar ama aslında savaşı kaybettiler çünkü artık insanlar ücretsiz müzik indirmenin keyfine varmışlardı ve bundan da hiç vazgeçmediler.

Shawn Fanning artık müzik endüstrisinin dışında. Son olarak 2006 yılında Rupture adında bir sosyal ağ sitesi açtı.

Conficker’ın Mucidi Kim?

En güncel virüs Conficker’ın arkasında kimlerin olduğu henüz bilinmiyor. Geliştirenler her kimse sürekli güncelleme yaparak virüsün etkisiz hale getirilmesini engelliyor ve güvenlik uzmanlarını çıldırtıyorlar.

Profesör Merrick Furst’a göre Conficker’ın arkasındakiler oldukça tecrübeli ve bilgili kişiler. 25 yıl önce ilk virüsü yazan Cohen ise, geriye baktığında, hackerların kendilerini geliştirmelerinin ve tecrübe kazanmalarının çok fazla zaman aldığını ve bunun da kendisini şaşırttığını söylüyor.

  • Share/Bookmark
Nis
16

Krizde PC’ci olmak…

By tayfun yldz  //  Bilgisayar, Donanım, Herşey, İnternet Haber  //  No Comments

PC satışlarında üzen rakamlar…

Türkiye’de KDV indirimi ile hayat bulmaya çalışan PC satışları, bakın yurt dışında ne durumda.

Dünya çapında değerlendirildiğinde, en büyük endüstriler arasında yer alan kişisel bilgisayar pazarı kürsel krizin etkisini iyiden iyiye hissetmeye başladı. Tam olarak tüm rakamları elde etmek mümkün olmasa da, 2008 yılında tüm kişisel bilgisayar pazarının 243 milyar dolarlık (yaklaşık 389 milyar TL) bir çapa sahip olduğu tahmin ediliyor. İşte bu dev endüstri krizin sarsıntılarını iyice hissetmeye başladı ve 2009′un çeyreğinde tam %7,1 oranında daraldı.

Kişisel bilgisayar sektörünün nabzını tutan IDC’nin verilerine göre eğer netbook’lar olmasaydı tablo bundan çok daha vahim bir hal alacaktı. 2009′un ilk çeyreğinde üreticilerin siparişlerinin %6,5 oranında düştüğünü de açıklayan IDC, ABD’de ise durumun biraz daha iyi göründüğünü söyledi. Rakamlara göre ABD’de kişisel bilgisayar pazarı sadece %3,1 oranında küçüldü.

Bu sırada tüm bu olumsuz tabloya rağmen HP satışlarını artırabilen ender firmalardan biri oldu. 2009 Ocak-Mart arası dönemde satışlarını %2,9 oranında artıran HP, 1999 yılından beri liderliği elinde bulunduran Dell’i de koltuğundan etti. Aynı dönemde Dell’in satışları tam %16,7 düştü.

  • Share/Bookmark
Nis
16

İlk yerli bilgisayar teknolojisi

By tayfun yldz  //  Bilgisayar, Donanım, Herşey, İnternet Haber  //  No Comments

İlk yerli bilgisayar teknolojisi
İlk yerli bilgisayar teknolojisi kuruluyor.

Türkiye’nin ilk yerli ”know-how”ı ile üretim yapacak yatırımcı aranıyor.

İzmir’de kurulu TageM Teknoloji Ar&Ge şirketi, informasyon-bilgisayar teknolojileri alanında geliştirdiği Türkiye’nin ilk yerli ”know-how”ı (yapabilme bilgisi)ile üretim yapacak yatırımcı arıyor.

Gelişmiş ülkeler arasında yer almanın en temel koşulu olarak gösterilen araştırma ve geliştirme alanında çalışan TageM adlı Ar&Ge firması, Türkiye’nin ilk yerli bilgisayar üretimine olanak tanıyacak know-how’ı üretmeyi başardı.

TageM Teknoloji Ar&Ge Genel Müdürü Rahmi Deniz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2002 yılında İzmir’de bir yerli öz sermaye şirketi olarak kurulan TageM’in, temel olarak, ülkeye ithalatı yapılan teknoloji ürünlerinin üretimini, sadece montaj sanayi olarak değil, bilgisine de sahip olarak yurt içinde yapılabilmesini sağlamayı amaçladığını söyledi.

Teknoloji ürünlerini yerli olarak üretebilmenin temelinde araştırma ve geliştirme faaliyetleri bulunduğuna işaret eden Deniz, kendilerinin de bu alanda çalışan bir firma olarak iletişim ve bilgisayar teknolojileri ile tıp sektöründe biomedikal ürünler tasarladıklarını bildirdi.

İLK YERLİ BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİ

Rahmi Deniz, halen yoğun olarak informasyon teknolojileri (IT) olarak adlandırılan bilgisayar teknolojileri üzerinde çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:

”İnformasyon teknolojilerinde kullanılan ürünlerin büyük bir kısmının Türkiye’de üretiliyor olması için çaba harcadık ve şu anda elimizde bu alanda çeşitli modellerimiz var. Bu konuda yatırımcıları bekliyoruz. Halen bu alanda, tasarımı, üzerindeki işletim sistemleri ve protokolleri bize ait olan system on chip (gömülü sistem) bilgisayarlarımız var. Buradaki hedefimiz, endüstrinin bilgisayar kullanılan bütün alanlarında yerli ürünlerin kullanılmasını sağlamak.”

Bilgisayar teknolojileri alanında Türkiye’nin henüz üretici konumda olmadığını, halen Türkiye’de bu alanda yapılan üretimin sadece parçaları bir araya getirerek bir tümleştirme işi olduğunu dile getiren Deniz, ürettikleri know-how’ın bu anlamda, Türkiye’nin gerçekten bilgi teknolojisi üretir hale gelmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

”BİZİM İŞİMİZ AR&GE, ÜRETİM SANAYİCİNİN İŞİ”

Rahmi Deniz, ürettikleri know-how’ın mamul ürün olarak hayata geçirilmesi için öncelikli hedef sektörler olarak endüstri, eğitim teknolojileri ve Telekom’u belirlediklerini belirtti.

Bunun için görüşmelerinin sürdüğünü, ancak sanayicileri bu alanda yerli know-how kullanarak üretim yapma noktasında ikna etmekte güçlük çektiklerini dile getiren Deniz, şöyle devam etti:

”Özellikle sanayi odaları ve ticaret odalarından gelen talepler oldu. Üniversitelerde, fuarlarda görüştüğümüz firmalar oldu. Ama maalesef alışkanlıklarımızı değiştiremiyoruz, yani hazırdan vazgeçemediğimiz için, bilginin burada olması ya da yapılabiliyor olması düşünülmediği için, sanayicimiz bunu bir türlü anlayamıyor ve hala da anlamak istemiyor. Ama, biz bu alışkanlığı değiştirmek istiyoruz.

Bir de sanayicilerimiz bize genelde, ‘Bu işler çok karlı, neden siz kendiniz yapmıyorsunuz?’ şeklinde yaklaşıyor. Oysa biz bir araştırma-geliştirme şirketiyiz, know-how üretiyoruz ve ürettiğimiz bu bilgiyi de çeşitli zamanlarda çeşitli ülkelere, çeşitli şirketlere sattık. Kendi ülkemizde de bizim ürettiğimiz know-how’ı kullanan işletmeler var. Biz, Türkiye’de know-how üreten ve Ar&Ge pazarında büyümek isteyen bir şirketiz. Bundan da sapmak istemiyoruz, üretim bizim işimiz değil.”

”150 MİLYAR DOLAR KAYNAK YURT DIŞINA ÇIKTI”

Deniz, dünyada know-how pazarının çok büyük bir pazar olduğunu ve Türkiye’nin bu alanda hiçbir şey üretmediğini belirtti. Türkiye’nin gelişmesi için mutlaka kendi know-how’ını üretir ve bunu dünyaya satar hale gelmesi gerektiğini vurgulayan Deniz, şöyle konuştu:

”İnformasyon teknolojilerinde dünya pazarına know-how ürünü veren firma ve ülkelerin sayısı çok azdır aslında ve bunlar da bildik Batılı ülkelerdir. Bizim ülkemizde de bunun başlamasını istiyoruz, yani bizim gibi şirketlerin çoğalmasını istiyoruz. Pekala burada üretilen bir know-how bütün dünyaya satılabilir. Bu çok büyük ekonomik bir iddia. IT sektörü olarak sadece GSM’i de içine katarak bilgisayardan bahsedersek, ülkemizde 1990′lı yılların başından bu yana yaklaşık 150 milyar dolar civarında bir kaynak akışı söz konusu. Bu kaynağın ülkemizden akıp gittiğini görürüz. İşte bunu biraz tersine çevirmek gerekiyor. Araştırma geliştirme ciddi bir yatırımdır, ama siz bunu pahalı diye yapmazsanız birisi yapar, size getirir, o kazanır. Bu durumda siz hiçbir şey kazanmıyorsunuz. İşte biz bunu tersine çevirmek, Türkiye’nin IT sektöründe de sadece kendi içinde değil, dünyaya ürün vermesini istiyoruz.”

Ar&Ge’nin kesinlikle pahalı bir yatırım olduğuna inanmadıklarını ve gerçek anlamda her alanda buna önem verilmesi gerektiğini ifade eden Deniz, ”Üretim yapmadığınız her şey pahalıdır. Biz know-how üretmenin pahalı bir iş olduğuna katılmıyoruz. Öncelikle üretim yapanımız gerekiyor. Evet, biz şu anda bir üründen bir tane üretiyoruz ve bu bir tane üretim için 300 bin, 500 bin dolar harcıyoruz. Ama, 1 milyon adet ürettiğinizde, o know-how maliyetini 1 milyona böldüğünüzde bunun maliyeti düşüyor” dedi.

  • Share/Bookmark
Nis
16

6 kat daha hızlı

By tayfun yldz  //  Bilgisayar, Donanım, Herşey, İnternet Haber  //  No Comments

AirTies’ın 6 Kat Daha Hızlı yeni Erişim Noktası: Air 4450.

Air 4450, sahip olduğu özellikler ile gerek işyerleri, gerekse son kullanıcılar için, çok sayıda avantajı bir arada sunuyor. Bunlardan en önemlisi, yüzde 50’ye ulaşan tasarruf imkanı… AirTies’ın, uzun mesafelerde ve özellikle Türkiye’de yüksek oranda görülen betonarme yapılarda yaşanan sinyal yavaşlamasını önlemek için geliştirdiği “Mesh Teknolojisi”ni kuran bayileri, Air 4450 ile önemli bir tasarruf sağlayacak. Kurdukları Mesh yapılarında, daha az erişim noktasına ihtiyaç duyacak, böylece müşterilere daha hesaplı çözümler sunabilecekler. Air 4450, sahip olduğu MIMO (Multiple Input Multiple Output) teknolojisi ve 802.11N standardı sayesinde, kablosuz ağdaki sinyalin ulaşmadığı ölü noktaları ve bağlantı sorunlarını tarihe gömüyor. MIMO ile kablosuz ağdaki kapsama alanı 4 kata kadar genişleyebiliyor.

  • Share/Bookmark
Nis
15

“Kullandığın kadar öde” dönemi

By tayfun yldz  //  Bilgisayar, Donanım, Herşey, İnternet Haber  //  No Comments

Bilişimde “Kullandığın Kadar Öde” Dönemi Başlıyor.

Anadolu Grubu’nun bilişim şirketi Anadolu Bilişim Hizmetleri ve Microsoft dünya çapında önemli bir anlaşmaya imza attı. Microsoft dünyada sadece 25 veri merkezi ile gerçekleştirdiği Software+Services (Yazılım+Hizmetler) Incubation Center iş ortaklığını Türkiye’de ABH ile gerçekleştirmeye karar verdi. Artık firmaların yazılım lisansını satın alarak kullanma zorunluluğu ortadan kalkıyor. “Kullandığın kadar öde” yöntemiyle yazılımları kiralayabilecek olan firmalar, bu uygulama sayesinde ekonomik krizde büyük bir avantaj elde ederek bilişim sistemlerine sahip olabilecekler.

Türkiye’de kiralanabilecek yazılımların oluşabilmesi için ABH, Microsoft’un çözüm ortaklarına Software+Services (Yazılım+Hizmetler) Incubation Center şapkası ile teknoloji ve danışmanlık konularında destek verecek. Bu sayede özellikle bu ekonomik kriz ortamında firmalar istedikleri bilişim kaynaklarına kolaylıkla ulaşabilecekler.

Anadolu Bilişim Hizmetleri Genel Müdürü Tayyar Bacak iş dünyasını yakından ilgilendiren, önemli fırsatlar sunan bu anlaşma ile ilgili olarak: “Teknoloji kullanmak isteyen, teknoloji ihtiyacı içerisinde olan firmalar bundan böyle bu konuda yatırım ve insan kaynağı bulmakta zorluk yaşamayacaklar. Çünkü bu servisi Software+Services (Yazılım+Hizmetler) Incubation Center anlaşması sayesinde kiralayabilecekler.

İş ortaklığımız sayesinde firmalar teknolojik ihtiyaçlarını ertelemek veya iptal etmek gibi bir durumda kalmayacaklar. Her koşulda teknolojiyi işlerinin en önemli parçası yaparak iş verimliliklerini arttıracak ve iş kalitelerini koruyabilecekler.

Gittikçe sıkıntısını hissettiren ekonomik kriz döneminde bu tarz hizmetlerin önemi daha da fazla açığa çıkıyor. Özellikle dönemsel çalışan küçük ve orta ölçekli firmalar için bu servisin cazibesi tartışılamaz.” açıklamasını yapıyor.

Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan, Anadolu Bilişim Hizmetleri ile ülkemizde ilk kez başlattıkları Software+Services (Yazılım+Hizmetler) Incubation Center programının Microsoft Yazılım artı Hizmetler vizyonunu gerçekleştirmek açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek şunları söyledi:

“İçinde bulunduğumuz koşullarda KOBİ’lere çok sayıda avantaj sunan yeni iş modelimizi, entegrasyon projelerinde güçlü bir deneyimi bulunan Anadolu Bilişim Hizmetleri ile başlatmış olmaktan mutluyuz. Microsoft’un yenilikçi teknolojileriyle desteklediği ve Türkiye’yle birlikte tüm dünyada hizmet vermeye başlayacak 25 Software+Services Incubation Center ile yeni bir dönemi başlatıyoruz. Software+Services Incubation Center, yüksek verimlilik sağlayan teknolojilerimizi KOBİ’lere sunmak için yeni ve güçlü bir kanal olarak hizmet verecek. Yerel yazılım ekonomisini geliştirmek için gerçekleştirdiğimiz yatırımlarımızın bir uzantısı olan bu merkezlerin sayısını zaman içinde arttırmayı planlıyoruz. Türkiye’deki ekosistemimize de bir açılım getirecek olan bu yeni iş modelimizde öncülük yaparak sektörümüz için önemli bir örnek oluşturan Anadolu Bilişim Hizmetleri’ni kutluyorum”.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2008’de yaptığı bir araştırmaya göre bilgisayar kullanan işletmelerin sadece % 12.5’ unda bilişim çalışanı istihdam edilmiştir. Yaklaşık olarak her 10 işletmenin 9’u bilişim konusunda herhangi bir insan kaynağına sahip değildir. İşletmelerin çoğunluğu bilgisayarı bir bilişim uzmanı gerektirmeyecek kadar basit konularda kullanmaktadır. İşletmelerin çoğu operasyonlarında bilişimden faydalanmamaktadır. Bunun her işletme için farklı sebebi olsa da sebepler genel olarak aşağıdaki gibidir:

• İşletmenin bu konuda bir görüşü yoktur.
• İşletmenin bu konuda bir yatırım kaynağı yoktur.
• İşletmenin bu yatırımını yönetecek bir insan kaynağı yoktur.
• Bunların hepsi olsa da bu yatırımından fayda alınabilmesi için gerekli görüş, para ya da uzman insan kaynağı sürekliliğini sağlayacak kurumsallık yoktur.

Yazılımın bir hizmet olarak sağlanması ile yatırım kaynağı ve bu yatırımı yönetecek insan kaynağı konuları KOBİ’ler için artık çözülmektedir.

Incubation Center programı sayesinde kullandığın kadar öde yazılım çözümleri artacaktır. KOBİ’ler elektrik ya da telefon hizmetlerinden nasıl faydalanıyorsa, bilişimden de kullandığın kadar öde yaklaşımıyla bir hizmet alma imkanına sahip olacaklar.

Bu sayede sadece büyük işletmeler değil, KOBİ’ler de bilişim gücünden faydalanma imkanını yakalayacaklardır. Bu imkan KOBİ’lere kendi konularında daha rekabetçi ve verimli olmalarını sağlayacaktır.

Bugün ABH Microsoft ile kurduğu iş ortaklığı sayesinde KOBİ’lere rekabet üstünlüğü kazandıracaktır.

  • Share/Bookmark
Nis
15

Fiyatı 79 dolar ama…,

By tayfun yldz  //  Donanım, Herşey, İnternet Haber  //  No Comments

iPod Shuffle: Maliyet ve fiyat ikilemi…

79 dolara satılan yeni iPod Shuffle’ın her şey dahil maliyeti sizce ne kadar? İşte şaşırtan cevap.

Ne zaman piyasaya yeni teknolojik bir ürün çıksa, en ufak parçalarına kadar sökülmek ve incelemek üzere teknoloji meraklılarının eline düşer. Apple’ın üçüncü nesil iPod Shuffle’ı için de durum farklı olmadı. Yeni serinin bir temsilcisi en ufak parçalarına kadar söküldü ve incelendi. Üstüne üstlük her bir parçanın Apple’a maliyeti de araştırıldı. Ortaya çıkan ilgi çekici sonuç ise parçaların kalitesinden çok maliyetleri…

iPod Shuffle’ı oluşturan Samsung işlemci, 4 GB bellek, Li-Ion şarj, rezistans, kondansatör, kulaklık, paketleme ve işçilik maliyeti bu süreçte hesaplandı. Tüm bunların maliyeti tahmini olarak sadece 21 dolar ve 77 cent tutuyor. Yani Apple’ın her bir 79 dolarlık iPod Shuffle’ı satış fiyatının sadece %28′i gibi bir orana mal oluyor. Bu oran şimdiye kadar piyasaya çıkan tüm iPod’lardan daha düşük. Daha önce iPod Touch’ın maliyeti satış fiyatının %49′u, iPod Nano’nunki ise %40′ı olarak hesaplanmıştı. Görünüşe göre iPod Shuffle, şimdiden Apple’ın en sevdiği MP3 çalar oldu bile…

  • Share/Bookmark
Nis
13

Lego’dan Oyun konsolu

By tayfun yldz  //  Donanım, Herşey, İnternet Haber  //  No Comments

Lego sanatı: Oyun konsolu Lego’dan yapılırsa.

Lego yapımı sanat eserlerinde bir yenisi daha: Bu sefer hedefte ünlü bir oyun konsolu var!

Sanatçı Sean Kenney, Lego kreasyonları konusunda uzmanlaşmış birisi. En yeni projesi gerçek boyutta, etkileyici bir Nintendo DSi. Devasa mobil oyun konsolu New York’taki Nintendo World mağazasının vitrinini süslüyor.

5 Nisandaki ABD pazar başlangıcından bu yana mağazayı ziyaret edenler 2,1 metre uzunluğundaki sanat eserini hayranlıkla bakabiliyor. Kenney’in 51.324 Lego taşından oluşan ve yapmak için 200 saatten fazla efor sarf ettiği sanat eseri Nintendo DS’in yeni sürümünü devasa ebatlarda canlandırıyor. Orijinali ile Lego-DSi arasındaki fark sadece büyüklüğü değil aynı zamanda ağırlığı: Mavi plastik taşçıklardan oluşan dev maskotun ağırlığı 110 kilogramın üzerinde.

  • Share/Bookmark
Nis
13

En popüler iPhone uygulamaları

iTunes App Store üzerinden yüklenen uygulama sayısı 1 milyara yaklaşırken, firma şimdiye kadarki en popüler iPhone uygulamalarını duyurdu.

Apple, 1 milyarıncı uygulamanın yüklenmesine geri sayımı devam ettirirken, şimdiye kadar en çok yüklenen ücretli ve ücretsiz uygulamaları duyurdu.

Listeye göre, Crash Bandicoot Nitro Kart 3D ücretli uygulamalar kategorisinde birinci olurken, Facebook uygulaması ücretsizlerin en başında yer alıyor. Ücretli uygulamalarda ikinci ve üçüncülüğü Koi Pond ve Enigmo alırken, ücretsizlerin ikinci ve üçüncülük koltuklarına Google Earth ile Pandora Radio yerleşti.

Apple, 1 milyarıncı uygulamanın indirilmesine yaklaşırken, bu mihenk taşını bir kampanya ile kutluyor. Buna göre 1 milyarıncı uygulamanın yükleneceği ana kadar iTunes App Store üzerinden yüklenen her uygulamada, kullanıcılar bir çekiliş hakkına dahip olacaklar.

Apple’ın yaptığı açıklamada, Kolombiya, Avustralya, Avusturya, Belçika, Kanada (Quebec hariç), Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Japonya, Lüksemburg, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, Portekiz, İspanya, İsveç, İsviçre, ya da Birleşik Krallık sınırlarında yer alan uygulama mağazalarından yüklenen her uygulama günde 25′ten fazla olmamak üzere kullanıcılara çekiliş hakkı tanıyacak.

1 milyarıncı uygulamanın yüklendiği an gerçekleştirilecek çekilişte, 10 bin dolarlık iTunes hediye kartı, bir adet Apple MacBook Pro, bir adet iPod Touch 32GB, bir adet Time Capsule kablosuz yedekleme ünitesi gibi ürünler hediye edilecek.

Apple’ın yayınladığı liste işe şu şekilde:

En çok yüklenen ücretli uygulamalar:

Crash Bandicoot Nitro kart 3D
Koi Pond
Enigmo
Bejeweled 2
iBeer
Moto Chaser
PocketGuitar
Flick Fishing
Tetris
Texas Hold’em
Super Monkey Ball
Pocket God
Cro-Mag Rally
Ocarina
Fieldrunners
iFart Mobile
Touchgrind
iHunt
iShooy
MONOPOLY Here & Now

En çok yüklenen ücretiz uygulamalar:

Facebook
Google Earth
Pandora Radio
Tap Tap Revenge
Shazam
PAC-MAN Lite
Backgrounds
Touch Hockey
Labyrinth Lite Edition
Flashlight
Urbanspoon
Movies
iBowl
Lightsaber Unleashed
Sol Free Solitaire
MySpace Mobile
Virtual Zippo Lighter
The Weather Channel
BubbleWrap
Remote

  • Share/Bookmark

Tayfun Yıldız

Yaptık bir site gidiyoruz elamete.Kimsenin haberınde değiliz gelen geçen okusun sadece.Hiç bir kar amacı gütmeyoruz tek güttüğümüz amaç hizmet olsun okuyun, öğrenin, bilin...